|
ATATÜRK KRONOLOJİSİ
1881: Selanik'te doğdu.
1893: Askeri Rüştiye'ye girdi ve Kemal adını aldı.
1895: Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi'ne girdi.
1899 Mart 13: İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.
1902: Harp Akademisi'ne girdi ve burada gazete çıkardı.
1905 Ocak 11: Harp Akademisi'ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı.
1906 Ekim: Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu
1908 Temmuz 23: Meşrutiyet'in ilan edilmesi için çalışmaları.
1909 Mart 31: 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.
1911 Eylül 13: Mustafa Kemal, İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı.
1911 Kasım 27: Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi.
1912 Ocak 9: Mustafa Kemal, Trablusgarp'ta Tobruk saldırısını yönetti.
1913 Ekim 27: Mustafa Kemal, Sofya Ateşemiliterliği'ne atandı.
1914 Mart 1: Mustafa Kemal, Yarbaylığa yükseltildi.
1915 Şubat 2: Mustafa Kemal, Tekirdağı'nda 19. Tümeni kurdu.
1915 Şubat 25: Mustafa Kemal'in Maydos'a gidişi.
1915 Nisan 25: Mustafa Kemal, Arıburnu'nda İtilaf Devletleri'ne karşı koydu.
1915 Haziran 1: Mustafa Kemal'in Albaylığa yükselişi.
1915 Ağustos 9: Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı.
1915 Ağustos 10: Mustafa Kemal, Anafartalar'dan düşmanı geri attı.
1916 Nisan 1: Mustafa Kemal'in Tuğgeneralliğe yükselişi.
1916 Ağustos 6: Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş'u düşman elinden kurtardı.
1917 Eylül 20: Mustafa Kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.
1917 Ekim: Mustafa Kemal, İstanbul'a döndü.
1918 Ekim 26: Mustafa Kemal, Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.
1918 Ekim 30: Mondros Mütarekesi'nin imzalanması.
1918 Ekim 31: Mustafa Kemal'in Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atanması.
1918 Kasım 13: Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması ve Mustafa Kemal'in İstanbul'a dönüşü.
1919 Nisan 30: Mustafa Kemal'in Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atanması.
1919 Mayıs 15: İzmir'e Yunan'lıların asker çıkarması.
1919 Mayıs 16: Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrıldı.
1919 Mayıs 19: Mustafa Kemal, Samsun'a çıktı.
1919 Haziran 15: Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi ünvanını aldı.
1919 Haziran 21: Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi'ne çağırdı.
1919 Temmuz 8 / 9: Mustafa Kemal, askerlikten çekildi. (Saat: 20:50)
1919 Temmuz 23: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Erzurum Kongresi'nin toplanması ve bir Temsil Kurulu seçerek dağılması. (7 Ağustos 1919)
1919 Eylül 4: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Sivas Kongresi'nin toplanması ve 11 Eylül'de sona ermesi.
1919 Eylül 11: Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığı'na saçildi.
1919 Ekim 22: Amasya Protokolü'nün imzalanması.
1919 Kasım 7: Mustafa Kemal, Erzurum'dan milletvekili seçildi.
1919 Aralık 27: Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara'ya geldi.
1920 Mart 20: İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından ele geçirilmesi, Mustafa Kemal'in protestosu, Ankara'da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi.
1920 Mart 18: İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı.
1920 Mart 19: Mustafa Kemal tarafından Ankara'da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunulması.
1920 Nisan 23: Mustafa Kemal, Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı.
1920 Nisan 24: Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
1920 Mayıs 5: Mustafa Kemal'in başkanlığında ilk Hükümet'in toplantısı.
1920 Mayıs 11: Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
1920 Mayıs 24: Mustafa Kemal'in cezası Padişah tarafından onaylandı.
1920 Ağustos 10: Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması'nın imzalanması.
1920 Ocak 9 / 10: Birinci İnönü Savaşı.
1921 Ocak 20: İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun esas maddelerinin kabulü.
1921 Mart 30 / Nisan 1: İkinci İnönü Savaşı.
1921 Mayıs 10: Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi'nde Anadola ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu'nun kurulması ve Mustafa Kemal'in Grup Başkanlığı'na seçilmesi.
1921 Ağustos 5: Mustafa Kemal'e Başkumandanlık görevinin verilmesi.
1921 Ağustus 22: Mustafa Kemal'in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı'nın başlaması.
1921 Eylül 13: Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılması.
1921 Eylül 19: Mustafa Kemal'e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal'in Gazi ünvanını alması.
1922 Ağustos 26: Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetmesi.
1922 Ağustos 30: Gazi Mustafa Kemal'in Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazanması.
1922 Eylül 1: Gazi Mustafa Kemal'in: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri !" emrini vermesi.
1922 Eylül 9: Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi.
1922 Eylül 10: Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişi.
1922 Ekim 11: Mudanya Mütarekesi'nin imzalanması.
1922 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması.
1922 Kasım 17: Vahdettin'in bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul'dan kaçması.
1923 Ocak 29: Gazi Mustafa Kemal'in Latife Hanım'la evlenmesi.
1923 Temmuz 24: Lozan Antlaşması'nın imzalanması.
1923 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Halk Fırkası'nı kurması.
1923 Ağustos 11: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi.
1923 Ekim 29: Cumhuriyet'in ilan edilmesi.
1923 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in ilk Cumhurbaşkanı olması.
1924 Mart 1: Gazi Mustafa Kemal'in Büyük Millet Meclisi'nde Halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söylemesi.
1924 Mart 3: Hilafetin kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, Şer'iyeve Evkaf Vekaletiyle (Bakanlığıyla), Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesi.
1924 Nisan 20: Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun kabul edilmesi.
1925 Şubat 17: Aşarın kaldırılması.
1925 Ağustos 24: Gazi Mustafa Kemal'in ilk defa Kastamonu'da şapka giymesi.
1925 Kasım 25: Şapka Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi.
1925 Kasım 30: Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü.
1925 Aralık 26: Uluslararası takvim ve saatin kabulü.
1926 Şubat 17: Türk Medeni Kanunu'nun kabulü.
1927 Temmuz 1: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gitmesi.
1927 Ekim 15 / 20: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku'nu söylemesi.
1927 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.
1928 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Sarayburnu'nda Türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi.
1928 Kasım 3: Türk Harfleri Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi. 1931 Nisan 15: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu'nun kurulması.
1931 Mayıs 4: Gazi Mustafa Kemal'in 3.kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.
1932 Temmuz 12: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Dil Kurumu'nun kurulması.
1933 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'in 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söylemesi.
1934 Kasım 24: Gazi Mustafa Kemal'e Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadının verilmesi kanununun kabul edilmesi.
1935 Mart 1: Atatürk'ün 4. kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.
1937 Mayıs 1: Atatürk'ün çiftliklerini Hazine'ye ve taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışlaması.
1938 Mart 31: Atatürk'ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin ilk resmi duyurusu.
1938 Eylül 15: Atatürk'ün vasiyetnamesini yazması.
1938 Ekim 16: Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlanması.
1938 Kasım 10: Atatürk'ün ölümü. (Perşembe, saat: 09.05)
|
|
ATATÜRK'TEN ÖZDEYİŞLER
Yeni nesil, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler
topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
1924
Öğretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri,
sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin
kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı
bulunacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve
yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette
yetiştirmek sizin elinizdedir.
1924
Eğitimdir ki, bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde
yaşatır, veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terkeder.
1925
Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz tahsilin hududu ne olursa olsun,
onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz: 1- Milliyetine, 2- Türkiye
Devletine, 3- Türkiye Büyük Millet Meclisine; düşman olanlarla mücadele
lüzumu. Fertleri bu mücadele gerekleri ve vasıtalariyle donanmayan
milletler için yaşama hakkı yoktur. Mücadele, mücadele lâzımdır.
1922
Gelecek için hazırlanan vatan evlâdına, hiçbir güçlük karşısında
başeğmeyerek tam sabır ve dayanma ile çalışmalarını ve öğrenimdeki
çocuklarımızın anne ve babalarına yavrularının tahsillerinin tamamlanması
için her fedakârlığı göze almaktan çekinmemelerini tavsiye ederim.
1921
Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar kararlı olduklarını
tarih doğrulamaktadır. Silâhiyle olduğu gibi kafasıyla da mücadele
mecburiyetinde olan milletimizin, birincisinde gösterdiği kudreti
ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur.
1921
Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara bilhassa varlığı ile,
hakkı ile, birliği ile çelişen bütün yabancı unsurlarla mücadele lüzumu ve
millî düşünceleri tam bir imanla her mukabil fikre karşı şiddetle ve
fedakârâne müdafaa zorunluluğu aşılanmalıdır. Yeni neslin bütün ruhsal
kuvvetlerine bu özellik ve kabiliyetin zerki mühimdir. Daimî ve müthiş bir
savaş şeklinde beliren milletler hayatının felsefesi, bağımsız ve mesut
kalmak isteyen her millet için bu yüksek özellikleri şiddetle
istemektedir.
1921
Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Bu sözü burada ayrıca izaha lüzum
görmüyorum. Çünkü bu, Türkiye Cumhuriyetinin okullarında birçok
vesilelerle eser halinde tesbit edilmiştir.
1936
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mâna çıkarmak, uyanık
davranmak, düşünmek, zekâyı terbiye etmektir.
1936
Türkiye Cumhuriyeti çocukları, kültürel insanlardır. Yani hem kendileri
kültür sahibidirler, hem de bu özelliği muhitlerine ve bütün Türk
milletine yaymakta olduklarına kanidirler.
1936
Bir millî terbiye programından bahsederken, millî karakter ve tarihimizle
mütenasip bir kültür kastediyoruz.
Temmuz 1924
Millî kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyetinin temel
dileği olarak temin edeceğiz.
1932
Geçen Kurultaydan bugüne kadar kültürel ve sosyal alanda başardığımız
işler Türkiye Cumhuriyetinin millî çehresini kesin çizgilerle ortaya
çıkarmıştır.
1935
Yeni harfleri, millî tarihi, öz dili, sanatı, ilmi, müziği, teknik
kurumlarıyla kadını erkeğe her hakta eşit, modern Türk Toplumu bu son
yılların eseridir.
1935
Türk Milleti, ancak varlığını derin ve sağlam kültür sınırlarıyla
çizdikten sonradır ki onun yüksek kapasitesi ve fazileti milletlerarasında
tanınır. Türk Milletine fıtrî rengini veren bu inkılâplardan herbiri çok
geniş tarihi devirlerin öğünebileceği büyük işlerden sayılsa yerindedir.
1935
Kültür dediğimiz zaman bir insan cemiyetinin, devlet hayatında fikrî
hayatında, iktisat hayatında yapabilecekleri şeylerin muhassalasını
(toplamını) kastediyoruz ki, medeniyet de bundan başka bir şey değildir.
1929
Bilim ve Teknoloji
Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol
gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak
gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fenin
yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri
zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve
fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen
uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.
1924
Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi
bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız... Aksine yükselmiş,
ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde
yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise
oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen
için kayıt ve şart yoktur.
1922
Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi
bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız... Aksine yükselmiş,
ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde
yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise
oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen
için kayıt ve şart yoktur.
1922
Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, inanışların
korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç
olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler,
hayatı, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Hayat felsefesini geniş
bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye
mahkumdur.
Mekteplerde öğretim vazifesinin itimada şayan ellere teslimini, memleket
evlâdının, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak, üstün
ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için
öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, derece derece
ilerlemeye ve her halde refah teminine müsait bir meslek haline
konulmalıdır. Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun en fedakâr ve
saygıdeğer unsurlarıdır.
1923
Başarılı olmak için aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında doğal
bir uyum sağlamak lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği
idealler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır.
1923
İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir
En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim
işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu
ancak bu suretle olur.
1922
İlim ve teknikle ilgili teşebbüslerin faaliyet merkezi mekteptir. Bu
sebeple lâzımdır... Mektep adını hep beraber hürmetle, saygıyla analım:
Mektep genç beyinlere, insanlığa hürmeti, millet ve memlekete sevgiyi,
şerefi bağımsızlığı öğretir... Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu
kurtarmak için izlenmesi uygun olan en doğru yolu belletir... Memleket ve
milleti kurtarmağa çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu
uzman ve birer çalışkan bilgin olmaları lâzımdır. Bunu temin eden
mekteptir. Ancak bu şekilde her türlü teşebbüslerin mantıkî neticelere
erişmesi mümkün olur.
1922
Milletimizin siyasî, toplumsal hayatında, milletimizin fikrî terbiyesinde
rehberimiz ilim ve teknik olacaktır. Mektep sayesinde, mektebin vereceği
ilim ve teknik sayesindedir ki Türk milleti, Türk sanatı, ekonomisi, Türk
şiir ve edebiyatı, bütün güzelliğiyle gelişir.
1922
Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki
orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri
milletin istikbalinin yoğuran kültür ordusu. Bu iki ordunun her ikisi de
kıymetlidir, yücedir, verimlidir, saygıdeğerdir. Fakat bu iki ordudan
hangisi daha kıymetlidir, hangisi diğerine üstün tutulur? Şüphesiz böyle
bir tercih yapılamaz, bu iki ordunun ikisi de hayatîdir.
1923
Yalnız siz, kültür ordusu mensupları, sizleri bağlı olduğunuz ordunun
kıymet ve kutsiyetini anlatmak için şunu söyleyeyim ki sizler ölen ve
öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldüğünü öğreten bir ordunun
fertlerisiniz.
1923
Bir millet kültür ordusuna malik olmadıkça, muharebe meydanlarında ne
kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin sürekli neticeler
vermesi ancak kültür ordusunun varlığına bağlıdır. Bu ikinci ordu olmadan
birinci ordunun verimli sonuçları kaybolur.
1923
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden,
eğiticiden mahrum bir millet henüz millet adını almak istidadını
kazanmamıştır. Ona alelâde bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle
millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır.
1925
Mekteplerde öğretim vazifesinin itimada şayan ellere teslimini, memleket
evlâdının, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak, üstün
ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için
öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, derece derece
ilerlemeye ve her halde refah teminine müsait bir meslek haline
konulmalıdır. Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun en fedakâr ve
saygıdeğer unsurlarıdır.
1923Halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok aydınlara yöneltilen bir
vazifedir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne
yapacaklarını önce kendi beyinlerinde iyice kararlaştırmalı, onları halk
tarafından iyice benimsenip kabul edilebilecek bir hale getirmeli, onları
ancak ondan sonra ortaya atmalıdır.
1923
Şimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin
gerilemesinde en mühim etken olduğu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye
programından bahsederken eski devrin hurafatından ve yaradılışımızla hiç
de münasebetli olmayan yabancı fikirlerden, Doğudan ve Batıdan gelen
tesirlerden tamamen uzak millî seciye ve tarihimizle mütenasip bir kültür
kastediyorum. Çünkü millî dâvamızın inkişafı ancak böyle bir kültür ile
temin olunabilir. Lâlettayin bir yabancı kültürü şimdiye kadar izlenen
yabancı kültürlerin neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle
mütenasiptir. O zemin milletin seciyesidir.
15 Temmuz 1921
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve yüksek fazilette
dünya birinciliğini tutmaktır.
3.8.1932
Dünyanın bellibaşlı milletlerini esaretten kurtararak, hâkimiyetlerine
kavuşturan büyük fikir cereyanları; köhne müesseselere ümit bağlayanların,
çürümüş idare usullerinde kurtuluş kuvveti arayanların amansız düşmanıdır.
1923
Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kasdetmiyoruz.
Kastettiğimiz ilim, hakikatı bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük
cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatı gören hakiki
âlimler çıkabilir.
22.3.1923
Başarılı olmak için aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında doğal
bir uyum sağlamak lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği
idealler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır.
1923
Halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok aydınlara yöneltilen bir
vazifedir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne
yapacaklarını önce kendi beyinlerinde iyice kararlaştırmalı, onları halk
tarafından iyice benimsenip kabul edilebilecek bir hale getirmeli, onları
ancak ondan sonra ortaya atmalıdır.
1923
Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim
mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak lazımdır.
1923
Bu millet ve memleket ilme, irfana çok muhtaç; tahsil yapmış, diploma
almış gelmiş, olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu bir şey olmaktan
başka, parti parti eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen almak için
Avrupa'ya, Amerika'ya ve her tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve
göndereceğiz. İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanat nerede varsa
gidip, öğrenmeye mecburuz. Bu nedenle artık himaye ok zayıf kalır. Bunun
yerine mecburiyet geçerli olur.
1923
İlim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerde ben emir vermem. Bu
alanda isterim ki beni bilim adamları aydınlatsınlar. Onun için siz kendi
ilminize, irfanınıza güveniyorsanız, bana söyleyiniz, sosyal ilimlerin
güzel (yapıcı) yönlerini gösteriniz, ben takip edeyim.
1923
Ben, manevî miras olarak hiç bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve
kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır.
Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar
karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz
vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.
1923
İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir
|